20 Nisan 2015 Pazartesi

Bürokratik Yalnızlıktan Bunalan Lüksembug Dükü Henri İsyan Etti: “Abi Dükalık mı Kaldı Piyasada Ya?”

Dünyanın dükalıkla yönetilen tek ülkesi Lüksemburg’da Grandüka Henri Albert Gabriel Félix Marie Guillaume, benzeri olmayan prosedürleri tek başına hazırlamak zorunda olması, diğer ülkelerle ilişkilerde protokol sorunu yaşaması, giymek zorunda kaldığı absürt kıyafetler ve birçoğunu beceremediği ilkel ritüeller nedeniyle daha fazla dayanamayarak isyan etti. Son olarak anayasaya ters düşen bir uygulama için kanun hükmünde kararname hazırlaması istenince çileden çıkan Henri'nin “Yazmıyorum lan! Dükalığı seçerken bana mı sordunuz arkadaş? Henri’yi de eşek bellediniz iyice!” şeklindeki tepkisiyle baş gösteren yönetim krizi ülke ve dünya gündemine oturdu.
“KENDİ KENDİME, SABRET HENRİ DEDİM, İYİ TARAFINDAN BAK DEDİM”
Yönetim krizinin giderek büyümesi üzerine tansiyonu düşürmek için ülkenin saygın gazetelerinden Tageblatt’a konuşan Grandüka Henri, konuyla ilgili samimi açıklamalarda bulundu. “Öncelikle geçen günkü fevri çıkışımdan ötürü sevgili halkım kusura bakmasın. Ben ister miydim böyle olmasını? Yıllardır kendi kendime ‘Sabret Henri.’ dedim, ‘İyi tarafından bak.’ dedim ama bi yerde de tutamadım kendimi. Beni anlamaya çalışsınlar lütfen.” sözleriyle zor bir dönemden geçtiğine dikkat çeken Henri, dükalık sistemiyle ilgili tepkisinin altında yatan nedenlere açıklık getirdi. “Fark ettiniz mi bilmiyorum, dünya üzerinde dükalık rejimini kullanan başka ülke yok. Yooook! Ne yani, tüm dünya salak da bi biz mi akıllıyız? Yahu, krallık desen anlarım, muhtariyet desen anlarım, kabile şefliğine bile bir şey demem de dükalık ne lan? Abi dükalık mı kaldı piyasada ya? Kim, nasıl ve neden seçti bunu? Araba bile alırken insan diyor ki; ‘Bunun yedek parçası bulunur mu? Servisi var mı?’ Arkadaşım sen ülkeye bir rejim belirliyorsun, oturup biraz düşünsene!”
DÜŞÜNÜN, KOCA DÜNYADA BİR ERDOĞAN BİR DE BEN!
Mülakatı gerçekleştiren gazetecinin “Dükalık rejimine neden bu kadar tepkilisiniz? Zor bir sistem mi?” sorusu üzerine Henri, “Öncelikle şunu söyleyeyim, insan işi değil. Şimdi bakın, her türlü prosedür bize özel olmak zorunda. Misal okulda müdürsündür, ay sonu gelir ek ders formu hazırlayacaksındır kafana bir şey takılır, ararsın bir müdür arkadaşını di mi? E ben kime sorucam? Yok işte! Tabii Henri efendi otursun, bi tarafından prosedür uydursun.” şeklinde serzenişte bulundu. Gazetecinin, “Benzer bir statü de mi yok?” sorusunaysa “Şimdi Allah var, yalan olmasın araştırdım, benzer biri var mı diye. Türkiye’nin cumhurbaşkanı Erdoğan var. Siz ‘Cumhurbaşkanı aynı değil’ diyeceksiniz ama durum öyle değil. Bu Erdoğan, anladığım kadarıyla; cumhurbaşkanlığının yanı sıra başbakan, belediye başkanı, Yeşilay başkanı, RTÜK başkanı, Türk Tarih Kurumu başkanı gibi sıfatlar taşıyor. Yani bu açıdan bakarsanız durumu benden daha zor, ben en azından sadece yönetim işlerine bakıyorum.” diyerek içinde bulunduğu durumun Erdoğan'a kıyasla çekilebilir olduğunu itiraf etti.

SÜNNETLİK ÇOCUKLAR GİBİ GEZİYORUM
Gazetecinin “Peki bundan sonra nasıl olacak? Halkımız endişeli, devam edebilecek durumda mısınız?” sorusu üzerine “E tabii halkı ortada bırakacak değilim, kendimi biraz kasar, bi şekilde devam ederim.” sözleriyle iyimser bir tablo çizen Henri, “Ama bu meseleyi de bi düşünelim yani.” diyerek bir beklenti içinde olduğunun da ipuçlarını verdi. “Allah'ınızı severseniz bi bakın bana! Sünnet çocuğu gibi kıyafetler giymek zorundayım. 60 yaşında adamım ben yahu! Hayır, gittiğim yerde bi saygı kazandırsa anlarım. Bakın protokolde bile karşılığım yok benim. Bir ülkeyi ziyarete gidiyorum, beni Tapu Kadastro Müdürü karşılıyor, protokolde belediye encümenlerinin arkasında oturuyorum.” derken giderek gerginleşen Henri, “ G20 toplantısında yemeğimi ayrı masada 11 yaşındaki sümüklü Galler prensiyle yedim ben!!!” diye haykırdığı sırada yanına koşan yaverinin yardımıyla güçlükle sakinleştirilebildi.
Sakinleştikten sonra, tansiyonu düşürmek için röportaj verdiğini hatırlayan Grandüka Henri, “İyi tarafına da bakmak lazım, son 14 yılda ülke gündemindeki en heyecan verici olay, 3 aracın karıştığı zincirleme kazaydı. Bu son olay da gündeme bir neşe kattı, fena mı?” sözleriyle ortamı yumuşatmaya çalıştı.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder